2 Kasım 2012 Cuma

Hayatı Sevmeyi Öğrenmek

İnsanlar görüyorum.Umursamazca yaşamlarını sürdürüyorlar.Tamamen monotonluk içerisinde yaşayıp gidiyorlar.Yaşamak denilebilir mi buna? Tartışılır...

Bir öğrenci okulu neden sever örneğin? Okulda sevdiği birisi, ya da bir şey varsa sever. Hayatımız da böyledir.Sevdiğimiz şeyler yapmazsak, sevdiklerimizle birlikte olmazsak, hayat çekilmez hale gelebilir.Monotonlaşır ve bir robot gibi yaşamayı sürdürürüz.Değişiklik olmadan, heyecan olmadan, aynı sıkıcı şeyler.Yeni şeyler denemeli insan.Hayatın akıcılığına kapılıp her sabah günaydın diye bağırabilmeli dünyaya.Kuşlarla şarkı söyleyip, rüzgarla dans edebilmeli.Buna hayatı sevmeyi öğrenmek diyoruz.İnsan hayatı sevmeden neyi sevebilir ki?


 Şu anda oturduğunuz yerden, hayatınızı göz önüne getirin.Ne kadar monotonsunuz? Severek yaptığınız kaç şey var? Bunları bir düşünün.Burası bir savaş meydanı .Moralsizler kaybediyor.Hayatı sevmeyenler, ona yenik düşüyor. Hayatı sevmek konusu ise basit kelimelerle anlatılamaz.O, yaşanılmaz bir dünyanın nasıl yaşanabilecek bir dünya haline getirildiğinin konusudur. Çırpındığınızı fark edin. Yine de aklınızın bir köşesinde, karşı koyan bir şeyler var. Ayağa kalkın.Hayattaki tüm kötülüklere direnin ve ayağa kalkıp savaşmaya başlayın ! Bu savaşta size hiç kimse yardım edemez.Tyler Durden'in Fight Club'da söylediği gibi;



"Bizler tarihin ortanca çocuklarıyız...Bir amacımız yok; ne büyük savaş ne de büyük bir buhran yaşadık...Bizim savaşımız ruhani savaş... Ve bunalımımız kendi hayatlarımız..."




Hayatınızın değerini bilin. Bir kuşun, gökyüzünü sevdiği gibi sevin hayatı. Bir yaprağın ağacı sevdiği gibi 
sevin. Ona muhtacız. Bizi biz yapan şey, hayatımız. Bize en büyük armağan hayatlarımız. Onu seveceğimiz bir şeye dönüştürmezsek ne anlamı kalır bizler için?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder