21 Mayıs 2015 Perşembe

Sahipsiz Mektup

Yine konuştuk birbirimizle, sen yüzündeki gülümsemelerle öyle mesajlar verdin ki bana, gözlerine mi vurulsam dudaklarına mı, bilemedim

Her zamanki gibi güzeldi saçların. Biliyorum, her dokunduğunda saçlarına beni düşünüyorsun, nasıl dokunduğumu, nasıl kıyamadığımı. Ben de seni düşünüyorum her adım attığımda, her nefes alışımda ve her yaşama dair düşündüğümde.

Suskun kaldık kimi zaman, sadece gözlerine takılıp kaldım o zamanlarda, bir yandan kalp atışlarımı hızlandırırken, bir yandan zihnimi dinlendirdin yalnızca bana bakarak.

Hep beni sev istedim, damarlarına yüklenen o adrenalin hiç bitmesin ve yalnızca benim ol istedim. Her sarıldığımda yalnızca bunu anlatmak istedim sana. Her öptüğümde seni, yıldırımlar çarpsın yeryüzünde istedim, tıpkı o anda çarpıldığım gibi sana...

Utangaçlığımızın en özel anlarında kendimi seninle tanıdım ben. Nabzımın yavaşça hızlanmasının sebebiydin, kimsenin belki de hiçbir zaman bilmeyeceği, yalnızca bunu okurken seni gülümseten o anlar benim yaşama sebebim oldu bazen.

Yalınlaşmış bir fırtına gibiydin konuşmanda, Dudaklarının arasından çıkan her söz, seni sonsuza kadar dinleyebileceğimi düşündürüyordu bana. Bilirsin, bir şeyler anlatmayı çok severim, sen de dinlemeyi seversin benim aksime. İşin boyutunu düşün işte, yalnızca sen...

Gülümsemenden bahsetmeyi unutmadım merak etme, ona yazacak kelimeler bulamıyorum. Aşka dair ne varsa yetiştirir gibi büyüttüm gülümsemeni gözümde, haksız mıyım peki? Aşkta hak mı olur? hak, adalet, eşitlik. Bunlar aşkta olmaz, aşkta gökkuşakları vardır, istemesek de gözyaşları vardır. Minik bir kedinin süt içişindeki o saf mutluluk vardır aşkta.

Senden bir kesit alıp kitaplara doldurdum sevgimi, yıldızlara kazıdım. Adı sanı duyulmamış topraklardaki insanlar güzelliğinden bahsediyor şimdi, yüzlerce kişi düşünüyor benimle birlikte seni.
Sahi, ya mektubun sahibi?



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder