10 Eylül 2012 Pazartesi

Yakarış


Sen bilir misin sessiz çığlıkları? Kulağın duyamasa da yüreğinin duyduğu o çığlıkları bilir misin? Sessiz çığlıklarının  arasında kulaklarını çırpınırcasına kapatmaya çalışmayı, bağırmayı, durdurmayı denedinmi o sessiz çığlıkları? Bu yakarışın çözüm olmayacağını bile bile Tanrı’ndan bir umut diledin mi?

 Hepimiz deliyiz.Kesinlikle bu bir gerçek.Sadece biraz daha fazla deli olanlar gönderiliyor.Bununla yaşamayı beceremeyenler.Siz farklı mı sanıyorsunuz kendinizi? Siz kendinizi üstün mü görüyorsunuz onlardan!? Bir tutam aklınızı korumak için akıllı taklidi yapmayı bırakın artık.Yalvarmayı, yakarmayı bırakın.

 Yakarmak ne işinize yarayacak? Hiçbir şey değişmeyecek.Sen, ben ya da o değişmeyeceğiz asla.O sessiz çığlıklar yine seni bulacak.Yine deşecek yüreğini.Ve sen hiçbir şey yapamayacaksın ! Acı olan da bu değil mi?Hiçbir şey yapamamak… Bu yüzden Tanrı’na yakarıyorsun.Bu yüzden ondan af diliyorsun.Cezalandırılmamak için sıradanlığın en büyük örneklerinden birini gösteriyorsun.

 Varmak istediğin yola böyle varamazsın.Kendini değiştirmeli ve yakarmayı, yalvarmayı bırakmalısın.Kendi gücünün farkına var.Deliliğini dahiliğe dönüştür ve yok et o çığlıkları! Kendi sıradanlığını fark et. Cesaretli ol ve risk al.Mantıklı düşün, hayal kur.Çünkü sadece mantıkla da ilerlemez bu gemi.Einstein’in şöyle bir sözü var: “Mantık sizi A noktasından B noktasına götürebilir.Hayal gücü ise her yere!” Sıradanlığı bırak.Yakarmaktan vazgeç. Aslında hiç kimse sıradan değildir!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder